Trabzonlu bir uzun yol kaptanıdır Yunus. Rus kızı Nadya ile yıllar önce liman kenti Sochi'de tanışır. Birbirlerine aşık olurlar. Ancak Yunus evli ve çocukludur. Nadya'nın hamile kaldığını bilmeden Sochi'den ayrılır ve bir daha geri dönmez. Katya, babası Yunus'u bulduğunda o artık muhafazakar ve dindar bir adamdır. Bir anda gayri meşru bir kızı olduğunu öğrenir, üstelik bu kız yarı Rus'tur. Yunus için Katya'yı sahiplenmek bir vicdan ve cesaret sorunu olacaktır.

Katya; Rusya'nın liman kentlerinden Sochi'de, yetimhanede büyür. Annesi Rus, babası Türk'tür. Ne annesini tanır hayatında ne de babasını. Hayata karşı cesur bir karakterdir Katya. On sekiz yaşında babasıyla tanışmak için Trabzon'a gelir.Bir babanın kızı olmanın nasıl bir duygu olduğunu merak etmektedir... Bir ailenin parçası olmayı yaşamak ister. Babasını bulmakta zorlanmaz ama ona kendini anlatmakta zorlanır. Rus kızlarına karşı beslenen ön yargılarla mücadele etmek hiç de kolay olmayacaktır.

Veli; Yunus Kaptan'ın oğludur. Babası gibi denizcilik okumuştur ve uzun yol kaptanıdır ama mesleğini yapmaz, balıkçılıkla uğraşır. Çünkü bütün çocukluğu seferde olan babasını özlemekle geçmiştir. Evlatlarına aynı şeyi yaşatmak istemez.Veli ailenin vicdanı en yüksek ferdidir. Vicdanlı insanın elini taşın altına koyacak kadar cesur olması da gerektiğini bilir. Haklı olduğuna inandığı Katya'yı bütün ailesini karşısına almak pahasına savunur.

Yunus Kaptan'ın karısı; Veli, Zeliha ve Filiz'in annesidir. İyi bir eş ve iyi bir anne olmak için saçını süpürge etmiş bir Karadeniz kadınıdır. Katya'nın; Yunus Kaptan'ın gayri meşru kızı olarak bir anda hayatlarına girmesi herkesten fazla Emine için sarsıcıdır. Önce reflex tepkiler verir Emine. Ailesinin ellerinden kayıp gittiğini görünce aklı ve vicdanıyla hareket atmeye başlar. "Erkekler hatalı olduklarında bile yıkar dağıtır, toplamak yine biz kadınlara kalır".

Yunus Kaptan'ın büyük kızıdır. Geleneksel bir mizaca sahiptir. Katya'yı anlamaya çalışmaz. Ona göre Katya aile saadetleri için bir tehlikedir ve bertaraf edilmesi gerekmektedir. Annesinin kızı olmayı sever Zeliha ama hikayenin sonunda annesi bile değişir, dönüşür, o olduğu yerde kalır. Bazılarının yaşı genç olsa da aklı/kalbi eski ve katıdır.

Her liman kentinde denizcilerin arkasından ağlayan kadınlar vardır. Nadya onlardan sadece biridir ama o hikayesi anlatılacak kadınlardandır. Trabzonlu denizci Yunus'a aşık olur Nadya. Yunus gidince bebeğini tek başına dünyaya getirmeye karar verir. Ancak hastadır. Hayatını kurtarmak için bebeğinden vazgeçmesi istenir ondan. O bebeğini yaşatmayı seçer ve kendi hayatından vaz geçer.

Trabzon'da yaşayan, Rus kökenli, güzel ve seksi bir kadındır. Memleketinden getirdiği kızları Trabzon'da iş adamlarına pazarlamaktadır. Katya gibi genç ve güzel bir kızın Trabzon'a gelip de Olga'nın ilgisini çekmemesi imkansızdır. Olga, Katya'yı bir iş adamına pazarlamaya kalkar. Ancak Katya mücadeleci bir kızdır. Olga'nın oyunundan kurtulmayı başarır.

Yunus kaptan'ın küçük kızıdır. Lise öğrencisidir. Yeniliğe ve değişime açıktır. Ailesinin dağılmasından o da korkar ama Katya’yı görmekten de alı koyamaz kendini. Filiz sevgisini dillendirebilen bir karakterdir. Yaşına rağmen ailenin denge unsurudur.

Nadya'nın en yakın arkadaşıdır. Aynı iş yerinde çalışır, aynı pansiyonda kalırlar. Katya yetimhaneden ayrıldığı gün ona annesini anlatır Svetlana. Annesinin emaneti olan mektupları verir.

Film 2000'li yılların başında yaşanan gerçek bir hayat hikayesinden uyarlanmıştır.

Batum'da bir yetimhanede büyüyen Rus kızı Katya, 18 yaşına girdiğinde yetimhaneyle ilişiği kesilir. Gidecek yeri ve kimsesi olmayan genç kız, karşısına çıkan esrarengiz bir kadından babasıyla ilgili gerçekleri öğrenir. Katya'nın babası Trabzonlu bir kaptandır.

Katya babasını bulmak için Trabzon'a doğru yola çıkar.

Ancak o yıllarda Karadeniz'de Rus kadınları pek hoş karşılanmamaktadır. Yerel halk onlara "Nataşa" diye hitap etmektedir. Katya bu acımasız gerçeğin en yoğun yaşandığı bir dönemde, dilini ve kültürünü bilmediği Trabzon'a ayak basar. Gencecik, dış dünyaya karşı deneyimsiz bir Rus kızı olarak.

Katya'nın Trabzon'da babasını bulması zor olmaz. Yunus Kaptan herkes tarafından bilinen ve saygı duyulan emekli bir uzun yol kaptanıdır. Son yıllarda kendini tamamen ailesine ve ibadete adamıştır. Yıllar önce Rusya'da yaşadığı yirmi günlük aşk kaçamağından bir kızı olduğunu o güne kadar bilmemektedir.

Katya'nın ortaya çıkmasıyla birlikte Yunus Kaptan'ın aile hayatı fırtınaya tutulmuş bir gemi gibi çalkalanmaya başlar. Bir yandan aile ve mahalle baskısı, diğer yandan vicdan muhasebesi yaşlı adamı fena halde zorlar.

Yalnız Yunus için değil, Yunus'un karısı ve çocukları için de hayat artık eskisi gibi olamayacaktır. Hepsi tek tek seçim yapmak ve tarafını belirlemek zorunda kalır.

Bu hikaye dünyanın herhangi bir yerinde ve herhangi bir zaman yaşanabilirdi. Her liman kentinde bir denizciye aşık olan ve arkasından gözyaşı döken kadınlar vardır. Kimbilir kaç genç bugüne kadar dünyanın bir köşesinden diğerine babasını aramak için yolculuk yapmıştır. Katya ve Yunus Kaptan'ın hikayesi bunlardan sadece biri. Birbirimize karşı beslediğimiz önyargılar ve mahalle baskısı insanlığımızın önüne geçtiğinde hiç kimse mutlu olamayacaktır.

Ahmet Sönmez

1974 – Ağrı da doğdu ilk ve orta öğrenimini Ağrı’da; lise öğrenimini Erzurum ve Gebze'de tamamladı. Üniversite öğrenimini ise "Moskova Devlet Üniversitesi Drama bölümünde" Sinema eğitimi alarak tamamladı. Böylece Sinema ve TV dünyasına ilk adımını Moskova’da atmış oldu.

Türkiye’ye döndüğünde; ilk olarak senaryo yazarlığıyla (Mihrali ) Dizisine başladı. Daha sonra Yönetmen olarak birçok başarılı televizyon filmleri ve dizilerine "Ahmet Sönmez" imzasını attı ve hala başarılı projelere devam etmekte.